Yolculuk Hikayesi – İtalya – 1

Yolculuk Hikayesi – İtalya – 1

Çok çok uzun zaman oldu kendime vakit ayırmayalı. Neden bilmem ama yazmak bile istemedim yaşadıklarımı güzel anılar olsa bile. Sadece bana kalsın istedim belki de. Çocukluğumdaki tek hayalim olan Aşıklar Çeşmesi ( Fontana Di Trevi) ‘ne gittim sonunda.
Yurt dışında nasıl olur? Nasıl anlaşırım bilmediğim bir dil korkusunu aslında herkesin çat pat İngilizcelerle anlaştığını Orta Avrupa turunda görünce artık korkum kalmadı.
İtalya da 10 gün 🙂
Hem de Euro 7 TL 🙂
Gerçekten tam da geçen yaz gittik biraz tuzlu ama mükemmel bir rüyayı yaşadık. Uçakla ilk Kızıl Şehir’e indik. Öyle gezi hatıratları yazarları gibi size tren metro vs. hatlarını anlatamayacağım. Çünkü 1500 km yolu arabayla gezdik. Mükemmel bir deneyim yaşadık. Araba kullanma ve trafik kuralları için İstanbul da 6 km de 3 kez kavga eden adam koskoca tatilde 1 kere bırak sinirlenmeyi dönüp bakmadı bile 🙂
Kamyonların hepsi mi sağ şeritte olur? 1 tane araç hatalı sollama yapmaz mı? Valla yapmadı da geçmedi de 🙂 Diyorum ya resmen bir hayali yaşadık biz İtalya da. İkimizin de çocukluğuna dair hayaller ellimizin altındaydı, dokunduk.

Kızıl Şehir diyorduk “Bologna” mükemmel huzurlu bir yer sadece kanala yakın olmayın sinekler anında ısırıyor 🙂 tatilin ilk günü ısırıldım neredeyse son güne kadar kırmızı bir lekeyle gezdim. Genç nüfus çok yoktu ama gittiğimiz dönemde meydanda açık hava sineması vardı ne kadar gece soğuk olsa da ücretsiz o sinemanın birazını izledik.

Ertesi gün rota Floransa oldu. Floransa pahalı ama düzenli bir şehir ayrıca yapılar hele de Santa Maria Del Fiore meydanı düzen, büyüklük olarak yüzlerce insanı kendi ekseninde toparlıyor. Bence gezilmesi gereken yerlerin başında Boboli Bahçeleri geliyor hem şehrin diğer yakasını iyice gezme şansı veriyor hem de gezdiğinize değecek kocaman bir bahçe ve Seramik müzesi saklıyor içinde.

Piazzale Michelangelo diyorum ve susuyorum. Floransa’nın neredeyse tamamını berrak bir havada gittiğimiz için belki de görme fırsatı yakaladık. Harika bir manzara karşınızda kalıyor. Uzun uzun bakma fırsatınız var ve nereye gideceğinizi baştan görebiliyorsunuz.


İki yakayı birbirine bağlayan şu meşhur köprü Ponte Vecchio çok da abartıldığı kadar yok o güzelim meydanlar dururken. Bu arada en kolay bulma şekli ve tam resim hali Uffizi Galerisi hem içinde oturup dinlenebilirsiniz o kadar yürüdüğünüzde illa ki dinlenmek için yer arıyorsunuz benden demesi.


2 gün boyunca Floransa’nın altını üstüne getirip dolanmadık sokak bırakmadık. Artık rotayı Pisa ya çevirme vaktiydi 🙂
Meşhur Pisa kulesine geldiğimizi bir türlü anlayamadık ama karşısındaki otoparkta sıra olunca tamam dedik yakınlardayız.

Google Maps sağolsun her yerde yanımızdaydı. Hediyelikçileri aşıp bir kapıdan geçtik ve işte o resimlerde herkesin ayağı eliyle ittiği, resimlerde özenerek baktığım kule dibimdeydi. Elbet ki iteklemeli resim çektik 🙂 İnsanların hallerini gördükçe gülmekten de kendimizi alamadık. Koca bina nasıl oluyor da böyle duruyor demedik Google amcaya sorduk öğrendik 🙂

Etrafta bir iki tur attıktan sonra sıcak o kadar etkiledi ki bizi yolumuzda uzun olduğundan kısa kesip tekrar yola başladık. Yolumuz aslında Milano idi ama biz erken kalkan yol alır dedik ve yola bir de Portofino ekledik. Yolu uzattık ama nasıl değdi anlatamam. Keşke Floransa’dan 1 gün kısıp Portofino da kalsaydık dedik 🙂